Page 9 - LINKING VERBS IN ENGLISH AND TURKISH - YUKSEL GOKNEL
P. 9

LINKING VERBS IN ENGLISH AND TURKISH

            (yo*ğur*du, yo*ğur*da). As an exception: sepet-i, sepet-e (se*pe*ti, se*pe*-
            te), nöbet-i, nöbet-e (nö*be*ti, nö*be*te).

            When the nouns or pronouns ending with /p, t, k, ç/ consonants detach from
            their syllables and attach to the first vowels of the [in, ın, ün, un] allomorphs,
            their  last  consonants  /p,  t,  k,  ç/  change  into  their  voiced  counterparts
            /b, d, ğ, c/ respectively.

            kitap-ın  (ki*ta*bın),  sebep-in  (se*be*bin),  kebap-ın  (ke*ba*bın),  çorap-ın
            (ço*ra*bın),  ağaç-ın  (a*ğa*cın),  amaç-ın  (a*ma*cın),  sokak-ın  (so*ka*ğın),
            kürek-in  (kü*re*ğin),  bebek-in  (be*be*ğin),  ayak-ın  (a*ya*ğın),  kanat-ın
            (ka*na*dın), yoğurt-un  (yo*ğur*dun).

            Some /t/ phonemes, however, do not change:

            hayat  (ha*ya:*tı),  (ha*ya:*ta),  (ha*ya:*tın);  sanat  (san*a*tı),  (san*a*ta),
            (san*a*tın);  sıfat  (sı*fa*tı),  (sı*fa*ta),  (sı*fa*tın);  saat (sa*a*ti), (sa*a*te),
            sa*a*tin);  sepet  (se*pe*ti),    (se*pe*te),  (se*pe*tin);    gölet  (gö*le*ti),
            (gö*le*te), (gö*le*tin);  demet  (de*me*ti),  (de*me*te),  (de*me*tin).
            The  monosyllabic  noun  roots  ending  with  unvoiced  consonants  do  not
            change when they get the [İ], [E], [DE], [DEN] and the possessive personal
            allomorphs:

            ek (eki, eke, ekte, ekten, ekin); sap (sapı, sapa, sapta, saptan, sapın); ip
            (ipi, ipe, ipte, ipten, ipin); hap (hapı, hapa, hapta, haptan, hapın); tüp (tüpü,
            tüpe, tüpte, tüpten, tüpün); top (topu, topa, topta, toptan, topun); saç (saçı,
            saça, saçta, şaçtan, saçın); iç (içi, içe, içte, içten, için);  göç (göçü, göçe,
            göçte,  göçten,  göçün);  maç  (maçı,  maça,  maçta,  maçtan,  maçın);  kök
            (kökü, köke, kökte, kökten, kökün); ok (oku, oka, okta, oktan, okun ), yük
            (yükü, yüke, yükte, yükten, yükün); kürk (kürkü, kürke, kürkte, kürkün); Türk
            (Türk’ü, Türk’e, Türk’te, Türk’ten, Türk’ün); at (atı, ata, atta, attan, atın); et
            (eti, ete, ette, etten, etin); süt (sütü, süte, sütte, sütten, sütün); ot (otu, ota,
            otta, ottan, otun);  kart (kartı, karta, kartta, karttan, kartın).

            However,  the  final  consonants  of  some  monosyllabic  nouns  do  change
            when  they are attached  only to  [i, ı, ü, u], [e, a]  and [in, ın, ün, un] allo-
            morphs. They do not change when they are attached to the allomorphs of
            the morphemes of [DE] and [DEN]:

            but (bu*du), (bu*da), (bu*dun), (but-ta, but-tan); dip (di*bi), (di*be), (di*bin),
            (dip*te),  (dip*ten);  çok  (çoğu,  çoğa,  çoğun,  çokta,  çoktan);  gök  (göğü,
            göğe,  göğün,  gökte,  gökten);  kap  (kabı,  kaba,  kabın,  kapta,  kaptan);  uç




                                              9
   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14